06 Nis

Güneş Enerjisinden Herkes Faydalanmalı

Güneş insanlık için sonsuz bir enerji kaynağı, onun hayatı sona erdiğinde dünyanın da enerjiye ihtiyacı olmayacak. Enerji maliyetleri de sürekli artıyor ve çevre sürekli kirleniyor. Elimizin altında güneş gibi bir kaynak varken bunu kullanmak artık kaçınılmaz. Teknolojinin gelişmesi ile bu tür sistemler daha kullanılabilir hale geldi. Ülkemizin köklü firmalarından olan ve birçok başarılı projeye imza atan İnform da güneş enerjisi konusunda çalışmalarını sürdürüyor. Firmanın genç ve başarılı yöneticilerinden Veli Esen ile Sancaktepe’ deki şirket merkezinde görüştük.

Veli bey sizi ve proje bölümünü daha yakından tanıyabilir miyiz?

2000 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği bölümünden mezun oldum. Kısa bir süre alçak gerilim dağıtım sektöründe bir firmada çalıştıktan sonra İnform ekibine katıldım. 2012 yılında Proje Departmanı Sorumlusu oldum, 2013 yılı başından bu yana da Proje Departmanı Müdürü olarak görevimi sürdürüyorum.

SATIŞ VE SAHA UYGULAMALARI YAPIYORUZ

Proje Departmanımızın İnform’un genel yapısından bir farkı var. Bu da firmamızın üretim yeterliliği olan veya temsilcisi olduğumuz ürünlerin satışını ve saha uygulamasını yapmaktır. Bölümümüz özel ürünlerin satışı, devreye alınması ve sürdürülebilir olmasından sorumludur. Yenilenebilir enerji, alçak gerilim dağıtım sistemleri, DC sistemler, enerji verimliliği üzerine olan ürünlerle ilgili çalışmalar Proje Departmanı üzerinden gerçekleştirilir. İnform olarak, lokomotif ürünümüz kesintisiz güç kaynağı üretimi ile piyasada önemli bir isme sahip olduk. Bu durum departman olarak ürünlerimizle daha bilinir olma yolunda bizi bazen zorlasa da Pazarlama Departmanımızla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Özellikle güneş enerjisi konusunda daha aktif olduğunuzu biliyoruz, bölümünüzün faaliyetlerini yenilenebilir enerji çatısı altında detaylandırabilir misiniz?

Yenilenebilir enerji ülkemiz için gerçekten de çok yeni bir konu; önemli gelişmeler ağırlıklı olarak 2008 yılından sonra oldu. Burada da özellikle iki etken ön plana çıkıyor; enerji maliyetleri ve çevreci enerji.

350 FARKLI NOKTADA UYGULAMA YAPTIK

Biz de İnform olarak 2008-2010 yılları arası daha küçük ve sınırlı uygulamalarla tecrübe edindik; bunlar daha çok toplu konut, site benzeri projelerdi. 2011 ve 2012 yılında arka arkaya aldığımız ihalelerle pazara tam olarak açıldık ve çok sayıda saha uygulaması gerçekleştirdik. Bize asıl tecrübeyi kazandıran ve neyi, nasıl yapacağımızı öğreten de bu projeler oldu. 500 KW ve 350 KW’lık projeler ülkemizde güneşten elde edilen elektrik enerjisinin o dönem çok önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Bir telekomünikasyon firmasının gerçekleştirdiği bu ihalelerde çok ciddi rakiplerle karşılaştık ve kendi kapasitelerimizi görebilmemiz açısından mükemmel deneyimlerdi. Aynı anda birçok yerde ekiplerimiz çalıştı ve partnerlerimizin yeterliliklerini de test ettiğimiz önemli uygulamalardı. 500 KW’lık Solar Sistemi, 350 farklı istasyonda kurduk, bu projeyle çok ciddi bir saha tecrübesi edindik.

Projelerimiz arasında çok çeşitli ve farklı uygulamalarımız oldu. Çok büyük kurumlardan kişisel kullanımlara kadar geniş bir yelpazede müşterilerimiz var. Beni çok etkileyen ve anlatırken bile duygulandığım bir referansımız da yaylada sürüsünü otlatan bir çobandır. Kişisel ihtiyaçlar için bile (cep telefonu şarjı, televizyon, buzdolabı gibi) fayda sağlamış olmak tüm ekibi mutlu etmeyi başarmıştır. Günümüzde elektrik enerjisi vazgeçilmezlerimiz arasındaki yerini çoktan aldı. Bazen güvenlik, bazen konfor, bazen sağlık, bazen de eğlence için olsa da elektriğe ihtiyaç duyuyoruz. Belki de kurduğumuz sistemler insanların hayatlarını kurtarıyor, bunu düşünmek bile yorgunluğumuzu almaya yetiyor.

TOPLUMUN HER KESİMİ YENİLENEBİLİR KAYNAKLARI KULLANMALI

Çoban örneğini bilerek ve üzerinde durmak için verdim. Yenilenebilir enerjinin toplumda nerelere gidebileceği, ne gibi ihtiyaçlara hizmet edebileceği konularında çok güzel bir örnek bence. Bir villa ya da yat için güneş enerjisi sistemi kurmak alım gücünü göz önüne aldığınız da çok da büyük başarı sayılamaz. Ama bir çobana bile bu sistemin faydalarını ve gerekliliğini anlatıp, sistemin satışını gerçekleştirmişsek bu bizim için çok önemli bir başarı ve mutluluk kaynağıdır. Toplumun her kesimi, her bireyi, her kurumu kendi ihtiyaçları doğrultusunda yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanabilir, kullanmalıdır da. Biz İnform Elektronik olarak bunu sağlamak için her türlü ürün ve çözümümüzle hazırız.
Proje Departmanı olarak üzerimizdeki sorumluluklardan biriside ülkemizde yapılan tüm uygulamaların doğru şekilde yapılmasını sağlamaktır. Yanlış, eksik, hatalı yapılan her uygulama henüz emekleme safhasında olan sektörümüze zarar verecektir. Şu an en çok ihtiyacımız olan şey sağlam ve doğru referanslardır. Bu amaçla hem kendi insan gücümüzü kullanıyor, hem de sağlam iş ortakları bularak onların yapacağı uygulamaların kalitesini yükseltmeye çalışıyoruz. Her işi kendimiz yapamayız, mutlaka işimizi yaparken farklı alanlarda farklı partnerlerle çalışmalıyız. İşi hakkıyla yapan firmaları bulmak ve onlarla çalışmak sektörümüze önemli katkılar yapacaktır. Bu noktada, gerekli eğitimlerin verilmesi, sertifikalandırılması ve denetlenmesi kamu ve özel sektör üzerindeki en önemli görevlerden birisidir.

Ülkemizin yenilenebilir enerji kaynakları konusundaki değerlendirmenizi alabilir miyiz?

Türkiye olarak maalesef yenilenebilir kaynakların kullanımı konusunda biraz geç kaldık. Ama özellikle güneş enerjisi konusunda çok ciddi bir potansiyele sahibiz. Bu konuda dünyada güneş enerjisini en çok kullanan ülkesi Almanya’yı göz önüne alırsak, Türkiye’nin en az ışınmaya sahip yeri Almanya’nın en çok ışınma alan yerinden daha iyi durumda. Onlar yapabiliyorsa biz de yapabiliriz şeklinde mantık yürütebiliriz. Rüzgâr alanında da ülkemizde önemli bir potansiyel olduğu yapılan ölçümlerle ortaya kondu ve birçok lisans alındı, sıra santrallerin kurulmasında.

İKİ ÖNEMLİ KONU; MEVZUAT VE BİLİNÇLENME

Sektörün gelişmesinin önünde iki büyük engelimiz var; kullanıcıların bilinçlenmesi ve mevzuatın uygun hale gelmesi. Yeni çıkan yasa ve yönetmelikler birçok engeli ortadan kaldırıyor gibi görünse de önemli olan uygulamaya geçilmesi. Kullanıcıların bilinçlenmesi ve doğru bilgilendirilmesi ise bizim gibi firmaların ve sektör derneklerinin çabaları ile olabilecektir. Tabi ki bu noktada devletimize, enerji bakanlığımız ve ilgili kurumlara da görevler düşmektedir.

Yenilenebilir enerji sektöründe rakamların ne ifade ettiğini biraz daha açıklayabilir misiniz? Örneğin 500 KW’lık bir sistem nasıl ve ne kadar işe yarar?

Elbette bu şekilde ezbere bir şeyler söylemek doğru olmaz. Yenilenebilir enerji sistemleri kurdurmak terzide kıyafet diktirmek gibidir. Tamamen size özeldir ve aynı şekilde özel mühendislik gerektirir. Öncelikle sistemi kurulacağı yerin gerekli ışıma ve rüzgâr ölçümleri yapılmalıdır. Bir apartmana sadece aydınlatma için kurulacak sistemle, endüstriyel bir tesisin çeşitli güç ihtiyaçlarını karşılayacak sistem çok farklı özellikler gösterir. Ancak gerekli ölçüm ve değerlendirmelerden sonra yapılacak hesaplamalarla doğru sonuçlara ulaşılabilir.

Burada kullanıcıları çeşitli tehlikeler karşılamaktadır. Bir sistem için teklif alınırken ve değerlendirilirken bütün yönleriyle ele alınması gerekmektedir. Sadece fiyat ya da sadece kapasite gibi özelliklere göre karar verilmemelidir. Sistemi kuracak firmanın güvenilirliği, ürünlerin kalitesi (belgeleri), servis-bakım hizmetlerinin devamlılığı, projenin ayrıntıları gibi birçok nokta değerlendirildikten sonra karar verilmelidir.

BİR HANE TÜM ENERJİSİNİ GÜNEŞTEN KARŞILAYABİLİR

Mevcut panel ve depolama teknolojisi göz önüne alındığında (ortalama bir hanenin tüketiminin 9 KW/gün) bir evin tüm elektrik ihtiyacı güneşten karşılanabilir. Ancak bunun en önemli şartı panelleri koyabilecek yeterli bir alana sahip olmaktır. İstanbul gibi büyük şehirlerde çok katlı apartmanların yoğun olduğu yerlerde bunu sağlamak mümkün görünmüyor. Küçük şehirlerde ise birçok uygulama hayata geçirilmiş durumda, biz de bunun içinde yer alıyoruz. Güneş panellerinin veriminin halihazırda % 16-18 olması da başka bir handikap gibi görünebilir. Ama teknoloji sürekli gelişiyor ve yenileniyor. Yenilenebilir enerji sektöründe de verimin artması ve depolama sistemlerinin geliştirilmesi en çok gündemde olan konulardan. Sanırım çok yakın bir gelecekte daha küçük panellerle daha çok enerji toplayabileceğimiz ve depolayabileceğimiz teknolojiler geliştirilecektir.

Son kullanıcı örneğinden devam edecek olursak örnekleri artırabiliriz. Açık arazide kullanılabilecek (piknik, gezi vb.)  küçük portatif ürünler son günlerde çok revaçta. Pikniğe giden bir aile gerekli tüm elektrik ihtiyacını solar sistemlerle karşılayabilir. Hava karardığında evine dönmek zorunda kalmayıp ortamı aydınlatacak enerjiyi elde edebilir.

Güneş enerjisi sistemlerinde gelişme ne yöne doğru ilerliyor? Geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Solar sistemlerde çok fazla araştırma ve geliştirme çalışması yapılmaktadır. Yeni depolama teknolojileri, farklı hammaddeler, daha küçük paneller gibi birçok konuda her gün yeni haberler çıkıyor. İnternetten tüm dünyadaki bu gelişmeleri takip etmek mümkün. Tüm çalışmaların temel noktaları aynı; daha küçük paneller, daha çok enerji depolayacak üniteler ve daha verimli sistemler. Mevcut panellerin verimi % 16-18 seviyelerinde ki, bu gelişmeye en açık nokta. Verim arttıkça sistemlere olan ilginin de artacağı kesin. Kullanılan hammaddeler konusunda da çok fazla arayış var. Örneğin şu anda ağırlıklı olarak silisyum kullanılıyor; fakat son dönemde birkaç firmanın sezyum, galyum gibi maddeler üzerine araştırmalar yaptığını ve ürünler geliştirdiğini duyurdu.

Güneş enerjisi alanında dünyanın en önde gelen ülkesi Almanya’dır ve eğilimleri genellikle onlar belirler. Dünyada güneşten elde edilen elektriğin yaklaşık yarısını tek başına bu ülke üretmektedir. Öyle ki politikalar devlet aracılığı ile belirlenmiş ve uygulanmaktadır. Tüm toplum bu noktada güneşi nasıl daha iyi kullanabileceğinin hesabını yapmaktadır.  Yeni gelen bilgilere göre mevcut paneller daha verimli ve yeni teknolojili olanlarla değiştirilmeye bile başlanmış.

ALTERNATİF KAYNAKLARLA İLGİLİ ÇOK ÇEŞİTLİ ÇALIŞMALAR VAR

Sorunun dışına çıkmış olacağım ama genel anlamda alternatif enerji kaynaklarıyla ilgili çalışmalar aslında çok yönlü olarak sürmektedir. Örneğin geçen yıl birçok fuarda hidrojen jeneratörleri yoğun olarak sergilendi. Çok konuşulan metan gazı konusu var, okyanusların kinetik hatta potansiyel enerjisini nasıl kullanabileceğimizle ilgili teknolojiler üzerine çalışılıyor.

Güneş sistemlerine olan mesafeli yaklaşımın en önemli sebeplerinden birisi de bilgi eksiliği. Örneğin panellerin ve sistemin servis/bakım konusu, bu konuda okuyucularınızı bilgilendirebilir misiniz?

Evet, bilgi eksikliğinin giderilmesi konusunda çok haklısınız. Güneş panellerini çatı benzeri dış etkenlere açık yerlere koymak durumunda olduğumuz için kirlenmeleri de son derece normal. Burada iki farklı kullanım şekline dayalı sonuç ortaya çıkıyor. Kurumsal müşterilerimiz için bu konu çok önemli değil, sonuçta firmada bu konuyla ilgilenen birileri olacağı için sorun olarak görülmüyor. Zaten panellerin kirlenme nedeniyle enerji üretiminde çok büyük kayıpları olmamaktadır. Bireysel kullanıcılar ise seyrek aralıklarla da olsa sistemlerini kontrol ederlerse önemli bir sıkıntı yaşamayacaklardı.

SERVİS/BAKIM HİZMETLERİNE İHTİYAÇ AZ

Temel olarak güneşten elektrik üreten sistemlerin düzenli olarak servis/bakım ihtiyaçları yoktur. Ancak sonuçta elektrik/elektronik ekipmanlara ve devrelere sahip olan her sistem gibi sorunlar yaşanabilir. Nasıl ki evimizde kullandığımız buzdolabı, çamaşır makinası, televizyon gibi eşyalarımız sorunsuz olarak yıllarca çalışabiliyor ama bazen arızalarda olabiliyor, bakım gerekebiliyor, solar sistemlerde bunun gibi. Güneş enerjisi sistemlerinin en önemli avantajlarından birisi de kullanım ömürlerinin uzun olması ve yeni geliştirilen ürünlerde sürelerin ileriye taşınmasıdır. Mevcut sistemlerde 20 yıllık ömürler söz konusudur. Son 3 yılda yüzlerce noktada kurulum yaptık müşterilerimizden bugüne kadar bu konuyla ilgili hiç telefon ya da şikâyet almadık.

Bu noktada önemli bir noktaya değinmek isterim. Servis/bakım ihtiyacının az olması son kullanıcıları sistem satın alırken, tedarikçi/uygulamacı firma seçiminde yanlış noktalara götürebilmektedir. Sonuç olarak bu sistemler en az 20-25 yıl boyunca kullanılacaktır ve sonlara doğru arıza olduğunda karşınızda muhatap bulabileceğiniz seçimler yapılmalıdır. Sahaya servis verebilecek ve bunu uzun yıllar sürdürebilecek, köklü firmaların tercih edilmesine çok dikkat edilmelidir.

Hibrit (karma) sistemler de kuruyorsunuz değil mi?

Doğru, özellikle küçük güçlerde hem rüzgâr, hem de güneşten elde edilen enerjinin birlikte kullanıcıya sunulduğu uygulamalarda yaptık, yapıyoruz. Temelde önemli bir farklılık yok; iki ayrı sistem kuruluyor ve bunlar ortak enerji barasına verilerek kullanıma sunuluyor. Karma sistemlerin küçük bir riski var; beklentinin daha yüksek olması. Kullanıcı iki ayrı sisteme de para harcadığı için beklentileri de aynı oranda artıyor. Eğer kurulumdan önce gerekli ölçümler yapılır, rüzgâr ve ışınma değerleri net olarak ortaya konulursa daha gerçekçi projeler hayata geçirilebilir. Ekonomik şartlar ve fiziksel imkânlar uygun ise hibrit sistemler tercih edilebilir.

GEREKLİ ÖN ÇALIŞMALAR DİKKATLİ YAPILMALI

Bu aşamada yatırım yapmak isteyenlere bir uyarım olacak. Bu tür enerji yatırımları yapılırken gerekli ön çalışmaların mutlaka dikkatlice yapılması gerekir. Toplum olarak pek sabırlı değiliz, işlerin biran önce sonuca ulaşmasını istiyoruz. Fakat bu yatırımlar aceleye gelecek yatırımlar değildir. Belki altı ay, bir yıl boyunca gerekli rüzgâr ölçümlerinin yapılması gerekmektedir. Yapılan harcamaların, sarf edilen emeklerin gerçekten karşılığını almak için bu kaçınılmazdır. Bu aynı zamanda müşteri ve uygulamacı firma arasında daha sağlıklı, güvene dayalı bir ilişkinin kurulmasına katkı sağlar.

Yaptığınız uygulamalar/referanslarınızdan bahsedebilir misiniz?

Oldukça farklı alanlarda, farklı uygulamalar gerçekleştirdik ve devam ediyoruz. Çalışmalarımızda en temel amacımız son kullanıcıya inebilmek, yani bir yerde bireyselleştirebilmek. Örneğin piknik alanlarında, hobi amaçlı olarak elektrik enerjisi sağlayabilecek ürünler bizim bireyselleşme anlamında en önemli gücümüz. Bu tür ürünleri stokumuzda bulundurarak, çeşitli kampanyalarla yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Tarım alanlarında kullanılan ürünler bunlara bir diğer örnek; sulama sistemlerinde, pompa uygulamalarında kurduğumuz sistemler hem ciddi fayda yaratıyor, hem de bizlere önemli bir referans oluyor.

TARIM UYGULAMALARI ÇOK ÖNEMLİ

Tarım uygulamalarının bir diğer yönü de toplumun geneline yayılmak açısından çok önemli. Önümüzdeki dönemde bu konuda daha fazla çalışmalar yapacağız. Örneğin köylerde muhtarlar üzerinden çeşitli eğitimler, bilgilendirmeler yapmayı planlıyoruz. Böylece hem halkımızı güneş sistemleri seçimi konusunda bilinçlendireceğiz, hem de ileride yaşanabilecek sorunları şimdiden engellemeye çalışacağız.

Kurumsal olarak en önemli referansımız ise daha önce bahsettiğim, bir telekomünikasyon firması için iki ayrı projede yaptığımız saha uygulamalarıdır. Yüzlerce noktadaki saha uygulamaları bir dönem ülkemizin kurulu gücünün neredeyse yarısına karşılık gelmekteydi. Mecliste kabul edilen ve Cumhurbaşkanımız tarafından onaylanarak yürürlüğe giren ‘Elektrik Piyasası Kanunu’ ile lisans almadan kurulabilecek güç 500 KW’tan 1 MW’a çıkarıldı. Bu durum kurumsal kullanıcıların hem sayısını hem de çeşitliliğini artıracak diye düşünüyorum. Yeni yönetmeliklerle fazla üretimin şebekeye nasıl satılabileceği konuları da netleşmeye başladı. 5 – 10 MW aralığında birkaç projemiz var, onlarında bu süreçte hızla hayata geçeceğini umut ediyoruz.

Devlet kurumlarından, bakanlıklardan son dönemde güneş enerjisini daha çok kullanacakları yönünde çeşitli açıklamalar geliyor. Uygulamaya geçilmesi durumunda sektörün geleceğinin daha da parlak olacağı kesindir.

Sistemlerin kendini amorti etme süreleri hakkında ne söyleyebilirsiniz?

Her geçen yıl süreler kısalıyor. İlk başladığımızda on yılı aşan yatırım maliyetini karşılama süreleri varken bugün kurulan güce bağlı olarak 5-7 yıl aralığını konuşabiliyoruz. Teknolojinin gelişmesi, yeni ürünlerin ortaya çıkması ile birlikte süreler kademeli olarak kısalacaktır. 20-25 yıl ömür beklentisi olan bu tür sistemler için mevcut amorti süreleri bile son derece mantıklı görülmektedir. Enerji fiyatlarında meydana gelebilecek değişiklikler bu süreler üzerinde olumlu/olumsuz etkiler yapabilir.

Daha fazla güneş daha fazla enerji anlamına geliyor mu? Ülkemizde güney bölgelerde daha fazla uygulama yapılıyor mu?
Önemli bir noktaya temas ettiniz teşekkür ederim. Daha çok güneş her zaman daha çok enerji anlamına gelmeyebilir. Söyleşinin başından beri vurguladığım gibi, doğru bir iş yapmış olmak için her uygulamanın öncesinde çeşitli çalışmaların yapılması gerekiyor. Örneğin ülkemizde en çok güneş alan yerlerden birisi Antalya ilimiz. Ancak buradaki yüksek nem, bazı durumlarda sistemlerin verimli çalışmasını engelleyecek durumlara neden olabiliyor. Bu sebeple hem kurulacak yerin hem de kullanılacak malzemenin nem oranları dikkate alınarak seçilmesi, buna göre projelendirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla gerekli incelemeleri, ölçümleri yapmadan; sadece görsel olarak daha fazla güneş daha fazla enerji ya da daha az güneş daha az enerji demek doğru değildir.

2012 yılı nasıl geçti, 2013 nasıl başladı?

Açık konuşmak gerekirse 2012 yılı bizim açımızdan oldukça iyi geçti. Son kullanıcılara yönelik birçok proje gerçekleştirdik, bunların içinde çok sayıda çatı uygulaması da var. Kurumsal projelerimiz planlandığı gibi gidiyor. 2013 yılı içinde benzer bir tablo çizebiliriz. Yeni kanun sektöre çok büyük bir ivme kazandırabilir gibi görünüyor; bunun etkileri sanırım yılın ikinci yarısında daha çok hissedilecek. Gerçekten çok fazla sayıda teklif isteniyor ve proje departmanımız sürekli bunlarla ilgileniyor. Vermiş olduğumuz teklifler şu an kurulu gücün çok çok üstünde. Ülkemiz için hedef olarak koyulan 600 MW’a ulaşılması konusunda bizde elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Bu 2013 yada daha sonraki yıllarda gerçekleşebilir ama mutlaka olacak.

Veli bey bizlere zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Sizin gibi faaliyette bulunan firmalar sayesinde ülkemizin potansiyellerinin hızla hayata geçirilmesini diliyoruz.

İlgili Yazılar

Yorum Ekle